kitapta şöyle bir bilgi veriliyor: “akyuvarlar 60–86 saat, kas hücreleri 14 gün, fibroblastlar ise yaklaşık bir ay canlılığını sürdürür” . hücrelerin canlı kalışı, ölüm sonrası ruhsal varlığın sorgulanmasına yol açıyor.
bu, “biz öldükten sonra bile hücrelerimiz yaşamaya devam ediyor” fikrini destekleyerek ölüm ve yaşam arasındaki çizgiyi inceltiyor.
Tolstoy’un
"İnsan Ne İle Yaşar"
adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir.
Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir.
Pahom’a “Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar katettiğin bütün yerler senin fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım.” der.
“Yoksa bütün hakkını kaybedersin.”
Pahom güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer.
Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziyi es geçemez.
Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar, ama kesilir takâti.
Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom’un burnundan kanlar damlamaya başlar.
Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere ve bir daha kalkamaz…
Reis olanları izlemektedir.
Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır.
Pahom’u bu mezara gömerler.
Reis Pahom’un mezarının başında durur şöyle der:
“Bir insana işte bu kadar toprak yeter!”
Mütemadiyen biriktirmek istiyoruz. Yiyemeyeceğimiz kadar erzak, giyemeyeceğimiz kadar kıyafet, kullanamayacağımız kadar eşya, oturamayacağımız kadar ev…
Gözlerimiz midelerimizden, arzularımız ihtiyaçlarımızdan daha büyük !
İ
Dünyanın her köşesinde inançlar var, niye Orta Doğu’dan çıkanlar dünyayı kaplamış, diye bir soru soruyorum. En çok biz mi günah işlemişiz, en çok bizim mi düzelmeye ihtiyacımız varmış?
Bütün Ortadoğu’nun adeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanından sarhoş olur.
Isabelle teyze silik olmaktansa cesur olmanın daha iyi olduğunu söylüyor. Eğer bir uçurumdan atlarsan en azından düşmeden önce uçarmışsın.
Bir şekilde ilerlemeye devam ediyorum. Asla yapmayacağım bir şey varsa o da durmaktır.