Ve sonra başladı. Şak şak şak. Yavaş ve ritmik ama öyle kuvvetliydi ki herkes sessizliği kırma cesaretini gösteren kişinin bulunduğu tarafa döndü. Leydi Danbury'ydi.
Bastonunu birinin eline tutuşturmuş, ellerini kaldırmış yüksek sesle ve gururla alkışlıyordu. Sonra biri daha alkışlamaya başladı. Penelope kim olduğunu görmek için döndü.
Anthony Bridgerton.
Ve sonra Simon Basset, Hastings Dükü.
Ve sonra Bridgerton kadınları.
Ve sonra Featherington kadınları.
Ve sonra birbiri ardına herkes alkışlamaya başladı.
Penelope masanın diğer ucundan uzanarak Colin'in elini tuttu. "Tüm yapabildiğim mutlu sonlar yazmak," diye fısıldadı. "Başka bir şey yazmayı bilmiyorum."
"Sen Çin'deki bir numarali teknoloji şirketinin başkanı olacaksın. Ben de ünlü, ödül kazanan bir gazeteci veya Îngilizce profesörü olacağım. Birlikte.."
"Ülkenin en iyi, en bașarılı çifti mi olacağız?" diye sordu.
"Dünyayı fethedeceğiz diyecektim. Ama tabii, sanırım küçük șeylerle de başlayabiliriz." Henry'nin kahkahası öyle bir ses çıkardi ki sanki büyülüydü. Sanki kuşlar şakıyordu..