Acımasız bir başka gerçek de, ileri yaştaki annelerin bebeklerinin hayatta kalma ya da sağlıklı olma şanslarının kürtaj, ölü doğma, cenin ağırlığının düşüklüğü ve genetik bozukluklar gibi risklerin yaşla bağlantılı olarak artması yüzünden giderek düşmesidir.
Sözgelimi, bir ceninin Down sendromu olarak bilinen genetik arazları taşıması riski annenin yaşıyla birlikte yükselir: otuz yaşın altındaki anne için bin doğumda iki, otuz beş-otuz dokuz yaşları arasındaki anne için üç yüz doğumda bir ve kırk uç yaşındaki bir anne için elli doğumda bir oranlarından, kırklarının sonlarındaki bir anne için on doğumda bir gibi korkutucu bir orana ulaşılır.
Dolayısıyla, kadın yaşlandıkca, daha çok sayıda çocuğa sahip olması olasılığı yükselir; ayrıca bu çocuklara daha uzun süredir bakıyordur. Bu nedenle, her yeni hamilelikle daha büyük bir yatırımı riske atmaktadır. Ama doğum sırasında ya da sonrasında ölme olasılığı ve ceninin ya da bebeğin olmesi ya da kusurlu olması olasılığı da artar. İleri yaştaki anne daha az bir olası kazanç için giderek daha çok risk almaktadır. Bu durum, insan dişisinin menopozunu teşvik edecek ve paradoksal olarak, kadının birkaç çocuk doğurmaktan vazgeçerek, hayatta kalan daha çok çocuğa sahip olması sonucunu verecek etmenler dizisinden birisidir.