Aralarında insan erkeklerinin de bulunduğu pek çok memeli türünün erkeğine gerekli hormonlar verildiğinde göğüs gelişimi ve süt üretimi görülüyor. Belli şartlar altında önemli sayıda erkekte hormon tedavisi olmadan da göğüs gelişiyor ve süt üretimi yaşanıyor. Evcil erkek keçilerde kendiliğinden süt üretimi görüldüğü uzun zamandır biliniyor; yakın zamanlarda, vahşi bir memeli türünün erkeğinde de süt üretimi görülmüştür. Dolayısıyla, erkekler süt salgılama potansiyeline fiziksel açıdan sahipler.
"Her kural beraberinde, kuralın ihlalini de getirir: bir şeye "kural" adını vermemizin nedeni, bunun karşıt halinden (yani "kuralın ihlali"nden) daha yaygın olmasıdır."
6. yüzyılda yaşayan koyu dindar Bizans İmparatoru Justinian, fahişeliği yasaklayıp Konstantinopolis’teki genelevleri kapattı ve genelev işletenlere para cezası verdi. Elde edilen para, fahişelerin yeni bir hayata başlamasına yardım etmekte kullanıldı. Kadın tüccarları kırbaçlanıp şehirden kovularak köle fahişeler özgürlüğüne kavuşturuldu ve özgür doğmuş kadınlar genelevlerinden alındı. Justinian, fahişeliği bırakmış karısı Theodora’nın ısrarı üzerine konuya özel bir ilgi göstermişti. Theodora, düşmüş kadınlara, istesinler ya da istemesinler, Hıristiyanlığın merhametini göstermesi için kocasına baskı yapıyordu. Justinian ve Theodora, Marmara Denizi’ndeki kayalıklardan birinin tepesindeki saraylardan birini Tövbe Manastırı’na (Metanoia) çevirdi. Burada, eskiden pazar fahişesi olan yaklaşık beş yüz kişi iffetli Hıristiyan hayatı yaşamaya zorlandı. Bunların çoğu zorunlu olarak yaşadıkları bu rahibe hayatından öylesine yıldılar ki, kendilerini uçurumdan atıp sularda kayboldular.
Kudretli Appius Claudius Crassus’un şehvetine teslim olmayı reddeden
çekici ve genç bakire Verginia efsanesi de Lucretia’nınki kadar önemli bir örnektir. Appius, kadını okul yolunda tutuklatıp köle-soylu olmakla suçlayarak intikam alır. Kadın aslında köle soyundan gelmiyordu ama eğer böyle bilinirse ona tecavüz etmek serbest olacaktı. Kadının konumu üzerine yapılan sonraki mahkemenin sonucu belliydi çünkü hakim Appius’un ta kendisiydi. Mahkemeye son anda şehir dışından gelen Verginia’nın babasının, Appius’u “vahşi bir hayvan gibi” gelişigüzel geyrimeşru ilişkiye girmeye çalışmakla suçlayan ateşli konuşması bile sonucu değiştiremedi. Hakimden isteyebildiği tek şey, cezası infaz edilmeden önce kızıyla birkaç dakika baş başa kalmaktı.
Baş başa kaldıklarında Verginia’nın babası gizlediği bıçağı çıkarıp kızına doğrulttu. “Seni özgürlüğe kavuşturmamın tek yolu bu kızım,” dedi ve bıçağı kızın kalbine sapladı. Daha sonra Verginia’nın göğsünden kanlı bıçağı çıkararak Appius’a yöneldi ve yüksek sesle şöyle dedi: “Bu kanla, Appius, senin zihnindeki intikamı ben aldım.” Bu hadisenin ardından Kudretli Appius tahttan indirildi.
Kadın onuruyla ilgili efsanelerde, çoğunlukla erdemleri uğruna olağanüstü çileleri göğüslemiş soylu kadınlar vardı. Onların fedakarlıkları genellikle ailelerine yararken, Azize Lucretia’nın çektiği