Cansucancan

Cansucancan
@Canoser
Okul tatili sıcak yaz günlerini, ısırgan otları arasında saklambaçları, topaçları, misketleri, tozlu arsalarda gazozuna topları, mahalle maçlarını, ezbere bildiği dut ağaçlarını unuttu. Uçurtma uçurduğu, sıcak yaz gecelerinde saklambaç oynadığı mahallelerde, geceyarılarında korkuyla soludu...
Mezarlıkta ağaçlar yeşildi. Çocukluğunda yeşili düşünmekten yorgun düştüğü olurdu. Sesin uzaklaştıkça azalması gibi, ağaçların uzaklaştıkça küçülmesini düşlerdi, kuşları uçarken düşlerdi; dünyayı, gezegenleri, geceyi, balıkları...

Cansucancan

, bir kitap okudu
10/10
·392 syf.·
13 günde okudu
·
2025 11. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.7/10 · 8,9bin okunma
Gölün maviliği yavaş yavaş, büyüye büyüye yaklaşıyordu. Onun sularında erimek, yok olup gitmek istiyordu şimdi. Yaşamak arzusu doğup doğup ölüyordu içinde. Tıpkı şahlanan, sonra düşen, kendi köpükleri arasından tekrar yüzeye çıkan dalgalar gibi...
Her zaman, ama bilmeden, bütün dünyayı içinde taşımış, içinde yaşatmıştı. İşte şimdi o dünya batmış, yok olup gitmişti. Kalıbıyla yine kendisine benziyordu ama, artık başka yerlerdeydi. Yabancı olmuştu dünyasına. Bu yüzden de artık o başka biriydi. Onun tek ve benzeri olmayan evreni, hiç bir zaman hiç bir yerde olmayacaktı. Onun kaybı işte bu kadar büyüktü: En büyük bunalımı yaşamıştı o...