Şair İsmet Özel'in dediği gibi ''ikna edilmişlerle yola çıkılmaz. Yola, inanmışlarla çıkılır.'' İşte bu yüzden yolu güzel olanın, bileğinde diken izi olur çünkü muhakkak, hakikate giden yolda meşakkatsiz bir varış yoktur.
Behaeddin-i Buhâri, Kabe’nin örtüsüne yapışıp ağlayan ak sakallı bir adamın kalbine nazar eder. Kalbinin dünya ile meşgul olduğunu görür. Mina pazarında ise, yaklaşık elli bin altınlık alışveriş yapan zengin bir genç görür. Onun da kalbine nazar eder. Allah’ı zikrettiğini görür.