Dorian Gray'in Portresi insanın içindeki kötülüğü acımazsızca gözler önüne seren fazlasıyla etkileyici bir eser, aynı zamanda Oscar Wilde'ın tek romanı. Kitap ilk olarak 1890 yılında Lippincott isimli bir dergide yayınlanmış. Çok fazla tepki çekmesi üzerine önce editörler sonra Oscar Wilde tarafından sansüre uğramış ve kitapdaki Basil Hallward'ın Dorian Gray'a karşı eşcinselliğe kayan duygularının anlatıldığı kısımlar ahlaksızlık gerekçesiyle kaldırılmış.Kitap hakkında araştırma yaparken öğrendim ki kitabın Everest yayınları tarafından basılan sansürsüz bir versiyonu bulunuyomuş. Ben henüz sansürsüz halini okumadım ama okuyanların yorumlarına göre kitapta son haline göre eksik kısımlar varmış bu nedenle çoğu kişi önce sansürlü halinin okunmasını isteyenlerin sansürsüz halini kitaba ek olarak düşünüp okumasını öneriyor. Kitabın yazarı Oscar Wilde kitapdaki üç ana karakteri şu şekilde tanımlamış: "Basil Hallward, ben olduğumu sandığım kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda..."
Bu kitabı okumak benim açımdan gerçekten çok keyifliydi. Sonunda çok fazla şaşırdığımı söyleyemem fakat olan her olaydan fazlasıyla etkilendiğim kesin. Gayet akıcı ve okurken sanki gerçekten karakterlerle sohbet ediyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Elinizden düşmeyecek ve sizi gerçekten etkiliyecek bir şey okumak istiyorsanız Dorian Gray'in Portresi bunun için çok iyi bir seçim. Herkese iyi okumalar dilerim.