Cansu Altprmk'ın Kapak Resmi
Cansu Altprmk, Isabelle'yi inceledi.
16 Oca 21:46 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Gérard Lacase, 1800'lü yıllarda eğitimini tamamlamak adına hazırlaması gereken tez için öğretmeninin aracılığıyla Floche ailesinin malikanesine konuk olur.
Burada ailenin konukseverliği ile kapılarını açtığı kütüphanelerinde araştırmalarını yaparken çok daha farklı birşey ilgisini çeker.
Ailenin gizemli sırrını Isabelle'in çizilmiş resmini görmesiyle çözmeye karar verir.

İnsan hiç tanımadığı birine sevgi, ilgi, merak besleyebilir mi? Sesini duymadan, hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan gecelerini onu düşünerek geçirebilir mi? Ve böyle bir yolun sonu sizce nereye varır.

Gérard'ın kısa öyküsünü yazar ancak bu denli güzel ve ilgi çekici anlatabilirdi. Anlatımı akıcı ve sade.
Okunmasını tavsiye ederim.

Cansu Altprmk, bir alıntı ekledi.
16 Oca 19:05 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Düşünceler çiçeklere benzer, bozulmadan en çok dayananlar sabah derilenlerdir.

Isabelle, André Gide (Sayfa 26 - Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2003)Isabelle, André Gide (Sayfa 26 - Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2003)
Cansu Altprmk, Beyaz Geceler'i inceledi.
 15 Oca 22:07 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

..Yalnızlık..

Kısacık bir kelimenin türlü türlü varoluşu vardır insanda. Kendince deneyimleyip, kendince tadarsın.

Peki gerçekten yalnızlığın ağır boyutları arasında dolanan, kendinden başka kimsesi olmayan bir adam kadar çektik mi bu duyguyu.
Öyle ki yaşamı hayal dünyasıyla, kimsesizliğin suskunluğunu rüyalarla doldurduk mu?
Her güne ait monotonlukta sürekli denk geldiğimizi farkettiğimiz insanlara tanıdık gözüyle bakıp, onları odalarımızın duvarlarına taşıyıp haklarında düşüncelere dalarak oyaladık mı kendimizi?
Geçtiğimiz caddelere, evlere, ağaçlara anlamlar yükleyip, detaylıca inceleğimiz cansız varlıklar üzerinde ki değişimlere bile üzüldük mü?
İçimizde ki ezici boşluğu, kimsenin bizi anlamayacağı duygusuyla, hiçbir arkadaş, dost, edinemeden geçen yılları hayallerle doldurmaya çalışıp, gerçek yaşam nedir sorusunu soracak kadar yalnız olduk mu?

İşte Petersburg'un caddelerinde yalnızlığını çevresinde ki hayatın akışıyla ilgilenerek, hayallere dalarak geçiren bir kahramanımız var Beyaz Geceler' de..

--Bir gece yalnızlığını yollara vurduğu yürüyüşünden evine dönerken köprü üzerinde genç bir kızla karşılaşır. Yirmialtı yıllık yaşamında bir kadınla konuşamayacak kadar çekingen ve bunu sadece hayallerinde gerçekleştirebilecekken, beklenmedik bir yabancının genç kızı rahatsız etmesiyle kendini, kızı kurtarıp ertesi gün de görüşebilmek için sözleşmiş halde bulur.--

Kitabı okurken yer yer durup düşünüyor insan, kendiyle bağdaştırırken buluyor. Karakterin yalnızlığını, hislerini okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmış yazar.

Sayfa sayısı az diye önyargıyla yaklaşmak gibi bir hata yapıyorum. Kitaplığımda olduğu halde şimdiye kadar okumamış olmamı kınadım.

Herkese okumasını tavsiye ederim.

Cansu Altprmk, bir alıntı ekledi.
15 Oca 19:50 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ben sizden akıllı bir öğüt değil, beni sanki bütün hayatı boyunca sevmiş gibi kardeşçe bir anlayış bekliyorum.

Beyaz Geceler, Dostoyevski (Sayfa 38 - Akvaryum Yayınevi, 2005)Beyaz Geceler, Dostoyevski (Sayfa 38 - Akvaryum Yayınevi, 2005)
Cansu Altprmk, Sergüzeşt'i inceledi.
13 Oca 19:39 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Bir dönem düşünün; toplumun davranışının incelik, hassaslık, ahlak ve edeple yoğrulmuş olduğu..
Bir dönem düşünün; yine aynı toplumun statü, sınıf, soyluluk va asalete taparak insanların özüne değer vermeyip güçsüzü soylu bir aileden değil diye ezdiği..
Bir dönem düşünün; insana ait her vasıfın, sevmenin, ahlakın, iyinin, kötünün her şeyin en üst noktalarda yaşandığı..

Halayık!-- Osmanlı döneminde hizmet etmeleri için esir pazarlarından satın alınan cariye, hizmetçi kızlar..

Kitabımız

Sekiz dokuz yaşlarında Kafkas'lardan İstanbul'a esir düşen ilk satın alındığı evde hanımının Dilber adını verdiği küçük bir kızın yaşamını anlatmaktadır.
Çocuk yüreğinde kimsesizliğin acısını, anne kucağında olması sevilmesi gerekirken el ocaklarında işkence ve dayağı görmüştür Dilber.

Kaderinin kapı kapı değiştiği son evinde, soylu bir ailenin biricik oğlu Celal'e gönlünü kaptırır.
Celal'de sever Dilber'i..
Gerçek bir aşk insanı kendinden vazgeçirebilir. İki farklı sınıftan olan genç aşıklar birbirine kavuşabilecek midir?

Yer yer dili ağır gelse de kısa sayfalara sahip olan bu roman gerçekten etkileyici.

Dönemin sosyal çevresini zamanının İstanbul'unu en iyi şekilde yansıtmış yazar.
Konusunu ilgi çekici bulanlara, edebiyatımızın klasiklerinden olan bu kitabı okumalarını tavsiye ederim. Ben sevdim.

Cansu Altprmk, bir alıntı ekledi.
12 Oca 21:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan güç kalıntılarının bir çığlığıdır.
Ağlayamadığımız zamanlar, biz de o iktidarında mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerine var olan bu etkili sessizlik, en şiddetli elem gözyaşından daha yakıcıdır.

Sergüzeşt, Samipaşazade Sezai (Sayfa 30 - Akvaryum Yayınevi)Sergüzeşt, Samipaşazade Sezai (Sayfa 30 - Akvaryum Yayınevi)
Cansu Altprmk, Zeytindağı'ı inceledi.
12 Oca 16:22 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Falih Rıfkı'nın Anı türünde ki Osmanlı'nın son anlarını Suriye-Filistin, Kanal cephelerinde savaşın durumunu birinci ağızdan kaleme aldığı bir yandan yürek burkan diğer yandan mükemmel bir eser.

--
Cemal Paşa'nın komuta ettiği 4.Ordu'da görev yapmaktadır Falih Rıfkı.. Üzerine sinmesini sevmediğini söylediği Cemal Paşa'nın adamıdır. Onunla gezilere katılır, cephede bulunur.
Enver paşa'yı ittihat ve terakkiçileri(Talat Paşa) yer yer eleştirerek kaleme almıştır.
Göğüslerine taktıkları nişanlar kadar değer verememişlerdir Anadolu'nun yiğitlerine..
Yitip gitmiştir ülkenin askerleri, altınları, emekleri.. Kaybedileceği açık açık bilinen. Öz vatan yerine sıcak güneşin kavurduğu çöllere..

Dönemin şartlarının açık açık ortaya konulduğu vatanın ekonomisinin kızgın kumlara yedirildiği, Arapların bir Türk askerini İngilizlere tercih etmesini Falih Rıfkı'nın kaleminden sarsıcı bir gerçeklikle okuyacaksınız.

Almanların, İngilizlerin, Yahudilerin düşüncelerini, Suriye- Filistini başka boyutlarda göreceksiniz.

Beni en etkileyeni kaybedilen cepheden arda kalanların döndüğü sırada gözü yaşlı bir ananın Ahmed'ini sorduğu anısıdır.

Her Türk bireyinin okumasının gerektiğini düşündüğüm eseri, tarihini bilen, sahip çıkan öğrenmek isteyen herkese tavsiye ederim.

Cansu Altprmk, bir alıntı ekledi.
11 Oca 22:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Maliye durmuştur. İlim, ihtisas ve tecrübe, Mustafa Kemal'e hükmünü söylüyor:
Hazinede para kalmamıştır, bulmak ihtimali de yoktur.
İlim, ihtisas, tecrübe... Büyük kelimeler, büyük ve korkunç! Verdiği karar da şu: Türk milleti istiklalini ödeyemez!
Aylık vermek için harbi bırakmak lazımdı.

Mustafa Kemal'in kararı bu değildi. Vatan ve istiklali idi. Ve en iyi kanunu arayıp buldu: "Milletin nesi var, nesi yoksa yüzde kırkını vatan savunması için verecektir."
Sakarya, Dumlupınar, İzmir ve Lozan... hepsini böyle ödedik.

Mustafa Kemal, Büyük Harbe girmek aleyhinde idi: Kafa ve sanat adamı olduğu için.

Mustafa Kemal Kurtuluş Harbini bırakmak fikrinde asla bulunmadı: Vatan adamı olduğu için.

İşte size kitabın özü: İlim ve vatan adamı olunuz.
Hiçbiri yalnız başına, ne sizi, ne de milletini kurtarabilir.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 110 - Pozitif Yayınları)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 110 - Pozitif Yayınları)