''KADINLAR HİÇBİR ZAMAN BİR ERKEK İÇİN AĞLAMAZ, ONA İNANDIĞI İÇİN KENDİ APTALLIĞINA AĞLAR.''
Aslında gözyaşı, birine değil, bir yanılgıya akar. Çünkü o kadın, sevgiyi bir insanın ellerinde büyütebileceğine inanmıştır. Söylenen sözlerin samimiyetine, bakışların masumiyetine, dokunuşların kalıcılığına güvenmiştir.
Sonra bir gün anlar ki, inandığı şey sevgi değil, kendi kalbinin hayalidir.
O hayal yıkıldığında gözlerinden taşan şey acı değil, fark ediştir.
Kadın ağlar… ama adam için değil.
Kendi içindeki o saf, çocukça güven için.
Bir daha kolay kolay kimseye emanet edemeyeceği o iç huzuru için.
Ve o an, ağladığı kadar güçlenir.
Çünkü artık bilir:
Kimse için değil, kendisi için sevmeyi öğrenmiştir.