“İnsanların yaptıkları kötü, haksız davranışların altında para kazanma hırsını ve yükselme hevesini görmekteyiz. Birisinin yanlış tartı kullanması, öbürünün evini yüksek değerle sigortalattıktan sonra yakması, kalpazanlık yapanlar, vicdansızca yalan dolan işleriyle borsa ve spekülasyonla uğraşanlar, bunlar gibi birçok şeyi yapanları bu işe iten nedir? Onları buna iten gerçekte yokluk değildir. Durumları kötü değil, hatta kaygısız şekilde, yeterli yiyecek içeceğe sahiptirler. Fakat para yavaş birikiyor diye, sabırsızlık içindeler ve artan paraya karşı duydukları sevgi onları gece gündüz sıkıştırıyor. Bununla birlikte bu sabırsızlık ve sevgi, güçlü olmaya yönelik hırsın fanatizmini tekrar ortaya cikariyor|. Bu fanatizm, doğruluğa sahip olduğuna dair inanç tarafından tahrik edildi ve vicdan huzuruyla insanlık dışı olmaya cesaret edebilecek güzel de bir ismi vardı. Güçlü olma anlamına gelen hırs değişti, ama aynı volkan yanmaya şuanda da devam ediyor. Sabırsızlık ve aşırı sevgi, kurba nlarını çağırıyor. Önceden tanrı sev gisi için yapılanlar, şuanda para sevgisi için yapılıyor, yani şuanda bize en yüksek güç duygusunu ve vicdan rahatlığını ne sağlıyorsa, her şey onun için yapılmaktadır (Nietzsche 1911: 178-179). ”