İnsanlar bütünsel varlıklar değildir der freud."Parçalara bölünmüştür ve bu parçalar genellikle çatışma halindedir."
Bilinçaltını 3 bölümde inceler.En altta yer alan bölüme id der.Id arzuların toplandığı yerdir. Şımarık,henüz çok küçük, sürekli tutturan bir çocuk gibidir id.Istekleri hiç bitmez.
En üstte yer alan vicdan ya da superego ise bu arzulara genellikle hep karşı çıkar ve onu cezalandırır. Çünkü bu bölüm bizler büyüdükçe, içinde yaşadığımız toplum uygarlastıkça ,yasalar yürürlüğe girdikçe, din kabul gördükçe bize sürekli neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyler. Eli sopalı bir anne babaya benzer superego. Herseye kızar senin anlayacağın.
Ben ya da ego ise ikisi arasında sıkışır kalır.Bir yandan insanın bitmek tükenmek bilmeyen arzuları,bir yandan ona sürekli dur diyen,sadece yaptıkları için değil, düşündükleri için bile onu cezalandıran vicdanı arasında ne yapacağını şaşırır. Asıl işi bu ikisini uzlastirabilmek ve huzura kavusturabilmektir ama bunu yapmak bizleri için o kadar da kolay değildir.
Ne tuhaf bir yerdi insanın zihnu hem memleketti hem sürgün yeri.Gecmisin somut parçalarını blok blok silebilirken,koku kadar yakalaması zor,soyut bir şeyi nasıl elinde tutabiliyordu?
Monthit hayat budur işte hep giden birileri olur.Ne yürek unutur ne özlemler ölür,bunlar sevgimizde yaşamaya devam eder ama birileri zamanı geldiğinde gitmek zorundadır...
"Ormanın gecesini,yıldızların gecenin hamağına asıldığı, ayın ağaçların saçlarını okşadığı andaki halini derinlemesine öğrenmeye karar verdiğinde,evet işte o zaman çok güzel şeyler keşfedeceksin."