Hissiz veya merhametsiz değiliz. Sadece
bu çağa denk gelmenin neticesinde
duygularımızı saklar olduk, yeni bir insan
tanımanın verdiği yükü taşıyacak halimiz
kalmadı. Sanki tek bir hakkımız var gibi, bir ve
tek o mutluluğu bekliyormuşuz gibi
sabrediyoruz. Gerisi yorucu, üzücü, kırıcı.
Çağın insanı, modern zamanlar, haz ve hız çağı, bir an bile kendini dinleyemediğin dönemler...
Hayal kurmayı bilmeyenler, başarıyı şans, umudu imkansız, mutlu insanları aptal sananlar...
Evet bunlar hakikat.
“Şehrime gel sevgilim.
Yarın çık gel
Bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
Gel ki, bu şehir adımlarınla anlamlansın,
Gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
Gel ki, nefes alayım.
Gel.”
Nazım Hikmet
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen?
Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?
Özdemir Asaf