"Rahmetli derdi ki, ölürsen bahar vakti öl. Kürdün bahar toprağı, ölüyü kız iştahıyla sarar, kendi dünyasına katar, her bir kılını yeşil bir ot gibi filizlendirir, gün ışığına çıkarır. Kış vakti ölme, derdi."
Fırat, Kürtler'in toprağa düşen göz yaşlarından damla damla doğmuş kadersiz bir nehirdir. Bahtsız Kürt gelinleri acılarını dindirmek, huzura kavuşmak için kendilerini Fırat'a atarlar. Fırat onların acılarını emer, ruhlarını yüklenir, akar gider Suriye toprağına doğru.