Dünya koca bir buğday tarlası olsaydı eğer, ben bu kötülüğün yağmurunda yıkanmış tarlada bir kıvılcım olmak isterdim ki yeni başveren her buğday başağı aynı acıdan tatsın, tohumunda aynı sevgi, aynı adalet ve aynı huzur yeşerebilsin lakin tarla ıslak, hava yağmurlu... Bu kıvılcım ancak çevresinde ki iyi bir avuç buğday başağını yakmaya yeterdi. Yani mesele yanmaktan korkmak değildi, mesele yeni bir azınlık statüsü yaratmaktan endişe duymaktı.