İnsan, evrenden ayrı bir parça değildir; onun özüdür. Milyarlarca yıl önce ölen yıldızların külleri, bugün bizim damarlarımızda akıyor ve beynimizde düşünceye dönüşüyor.
Bizler teleskopla gökyüzüne baktığımızda, aslında evren kendi derinliklerini seyrediyor. Kör ve sağır olan madde, insan bilinciyle gözlerini açıp "Ben kimim?" sorusunu soruyor.
Biz evrenin içinde küçük bir nokta değil, evrenin kendisini tanımak için kullandığı canlı birer aynayız. Yıldız tozunun düşünen haliyiz; bu yüzden her birimiz, sonsuz boşluğa anlam katan kozmik birer fısıltıyız.