Merdüm-i dideme bilmem ne füsun etti felek
Giryemi füzun eşkımı hun etti felek
Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek
Lala, lala! Gördün mü? Açılamaz denen Bizans surlarını açtık da bir dervişin tahta kapısını aşamadık. Bu kapıdan 'Gel!' denilmeden geçilmez, rızasız bahçenin gülü derilmez, buraya orduyla da gelinmez. Dönelim lala!.