Siz ki, çocukların masum dudaklarından dökülen ilahilere tahammül edemeyip sokakları inletiyorsunuz. Ellerinizde pankartlar, dilinizde isyan... Peki, aynı çocukların kanı akarken sesiniz neredeydi?
Bir çocuk ilahi söylüyor diye rahatsız olan vicdanınız, çocuk bedenlerine uzanan kirli eller karşısında neden böylesine sakin? Mezarlara sığmayan çocuk bedenleri varken siz, gökyüzüne yükselen ilahilerden mi rahatsız oldunuz?
Sizin sessizliğiniz bir çığlıktan beter. Çocuklar ölürken sustunuz, ama ilahi okurken "eylem" yapacak kadar cesaret buldunuz kendinizde. Ne büyük bir yüzsüzlük, ne büyük bir ikiyüzlülük!
Sizin vicdanınız çocuk kanıyla besleniyor besbelli. Bir çocuğun nefes almasından rahatsız olan zihniyet, ancak çocuklar toprak olduğunda huzur buluyor.
Yazıklar olsun! Çocuklar ilahi söylüyor diye sokağa dökülen yüreğiniz, çocuklar ölüyor diye tek damla yaş dökmedi. Sizin gözünüzdeki perdeyi ancak çocukların kefeni yırtar belki.
Ama biz biliyoruz ki, çocukların ilahisi de, duası da, nefesi de sizin karanlığınızın üzerinde bir güneş gibi doğacak. Siz istediğiniz kadar sessizliğe bürünün, istediğiniz kadar eylem yapın. Çocukların sesi, sizin karanlığınızı yırtacak ve hakikat güneşi doğacak.
Ve o gün, sizin çocuk kanına bulanmış sessizliğiniz, tarihin en büyük utancı olarak yüzünüze çarpılacak.