Cennet Toprak

Bir çiçeğin bitmesi için tohum gerekli. Bizim pis içimize,böyle bir tohumu kim koydu? Bu tohum niçin iyilik ve namusla beslenip çiçek açmasın? Ve kanla pislik istesin?
Reklam
Herkes ölünce bir şeyler bırakmalı,derdi dedem. Bir çocuk bir kitap,bir tablo,inşa edilmiş bir ev veya duvar,yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey,öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye;böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında,sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil,dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece,derdi.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Kitapların her birinin ardından bir insan olduğunu ilk kez fark ettim. Onları düşünüp yazmak için epey zaman gerek. Bu daha önce aklımın ucundan bile geçmemişti. Bir insanın etrafındaki dünyaya ve hayta bakarak bazı düşüncelerini yazıya dökmesi belki bir ömür dürdü:sonra ben geldim ve iki dakika da bam!
Sayfa 72·Kitabı okudu
Bir kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre,kitaplarda bir şeyler olmalı… hayal edemeyeceğimiz bir şeyler;orada bir şeyler olmalı. İnsan bir hiç uğruna kalmaz.
Sayfa 72·Kitabı okudu
“İnsanlar hiçbir şeyden bahsetmiyor.” “ Ah,bir şeylerden bahsediyorlardır mutlaka!” “Hayır,hiçbir şeyden bahsetmiyorlar. Genellikle bir sürü araba veya giysi markası ya da yüzme havuzu firması sayıp,ne güzel diyorlar! Ama hepsi aynı şeyleri söylüyor ve kimse kimseden farklı bir şey söylemiyor. Kafelerde de genellikle espri makineleri çalıştırılıyor ve genellikle aynı espriler yapılıyor veya müzik duvarının ışıkları yakılıyor ve bütün o renkli desenler inip çıkıyor,ama bunlar sadece renk ve tamamen soyut. “Çok eskiden bazen fotoğraflar bir şeyler söylermiş,hatta insanları gösterdikleri bile olurmuş.”
Sayfa 51·Kitabı okudu
Reklam