Cevat AKKAYA

Cevat AKKAYA
@Cevat209
Herkesin uzaktan tanıdığı biriyim... 𐱅𐰇𐰼𐰚
Lisans
Çanakkale
9 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
“Ceza bütün şiddetiyle okullara girmeli ve kötü aile muhitlerinde yetişen veya şahsen fenalığa istidatı olan çocuklar yaptıkları hareketlerin mukabelesiz kalmadığını görmeli ve iyi çocukların da bozulmasının önüne geçilmelidir. İyilerin ahlakını bozacak kabiliyette olanlar derhal okullardan çıkartılmalı ve bir kişi kazanmak için 40 kişinin önünden fena örnek bulunmasının önüne geçilmelidir.” Hüseyin Nihâl Atsız
Reklam
“Zayıf şahsiyetli insanlar, erişemediği üzüme ham diyen tilki gibi, kendilerinde bulunmayana sahip olanın bedava düşmanıdır. Cahil, bilgilinin hasmıdır, ilmine bir şey söyliyemediği için onu, meselâ satılmışlıkla suçlandırır. Zayıf, kuvvetliden nefret eder. Bu nefretini, meselâ, kuvvetin hayvani bir vasıf olmasıyla ileri sürer. Veremlinin sıhhatliye karşı gayzı tıp kitaplarına da geçmiştir. Fahişeden doğan çocuk, bu aşağılık duygusunu namuslu kadınların iffetine dil uzatmakla tatmine çalışır. Avamdan gelip baş mevkiye geçen insan, asillere harekette bir teselli bulur.” -Hüseyin Nihal ATSIZ
Gereği Düşünüldü mü? Uyandığında, ne hissettiğinin farkında olmadan mı uyanacaksın? Dünyada gördüğün, tanıdığın her insanda Sana ait bir iz olduğunu biliyor musun? Peki bu izler ne kadar belirgin? Ne kadar kalıcı? Ve daha önemlisi… Bunları gerçekten önemsiyor muyuz? Aslında cevap çok da karmaşık değil. Biraz dikkatle bakınca anlıyoruz: O izler siliniyor. Zamanla, sessizce, fark edilmeden… Ama insan böyle işlemiyor. Çoğu zaman ne istediğini bile bilmeyen bir varlıktan bahsediyoruz. Yine de kendimizi, Her şeyin en iyisine layık görürüz. Belki de bu, Kendimizi avutmanın en kolay yolu. Oysa binlerce duygu ve düşünce içinde En çok kendimizi aramamız gerekirken, En çok kendimizi görmezden geliyoruz. Suçlama duygusunu ele alalım mesela… İnsan bunu iyi yapar. Hem de ustalıkla. En küçük pürüzde bile Birini, bir şeyi, bir durumu suçlamaya hazırız. Ve bunu o kadar doğal yapıyoruz ki, Farkına bile varmıyoruz. Ama ben bunu tek bir soruya indiriyorum: Gerek var mıydı?
“Tanrı’yı anlamak isteyen, onun suretine değil; evrendeki akla ve düzene bakmalıdır. Tanrı, kelimelere değil, varoluşun mantığına gizlenmiştir.” Ksenofanes
“Birileri mücadele içinde, birileri ise sefalar içinde… Herkes kendini haklı ve zeki sanıyor. Belki de en büyük yanılgı tam olarak budur.” C.A
Reklam