Ceylan Tursun

Ceylan Tursun
Sonunda bu mavi okyanus göğe karışacak darmadağın..
Uyan artık uykudan uyan , uyan esirler dünyası...
Sayfa 525
Resmi ideolojinin geçerli olduğu Türkiye gibi sosyal formasyonlarda, devlet politikalarına ters düşen bilgiye izin verilmez. Resmi ideolojiye ters düşmek veya onu eleştirmek cezai yaptırımlarla engellenmek istenir. İnsanların "ülke yararları"na ters düşen düşünce üretmeleri kesinlikle yasaktır. Ülke yararının ne olduğuna da kendileri karar verirler. Kurulu düzene eleştirel yaklaşan herkes "kötü düşüncelidir", "ülke yararlarını ve bütünlüğünü tehlikeye atar", "birlik ve beraberliği zedeler", "ulusal duyguları zayıflatır" vb... İnsanlar, düşünceleri, "iyi ve kötü", "yararlı ve zararlı" diye sınıflandırılır. "Kötü" ve "zararlı" düşünceler ve sahipleri yasal kovuşturmaya maruzdurlar. Böyle bir toplumun çağdaş ve demokratik olması da, kalkınabilmesi de olanaksızdır. Batı Ortaçağı'nda "doğru"ların tespiti kilise adamları tarafından yapılırdı. Bizim Cumhuriyetimizde de yasalar ve uygulayıcılar bu işi yapıyorlar. Eleştiri yollarının tıkandığı bir toplum, kendisi hakkında düşünme yeteneğine sahip değildir.
Sayfa 37
Kemalist iktidar, tarihte eşine az rast­lanır bir inkarcılığı dayattı. Bu, kendi geçmişimizi toptan inkar etmek biçiminde tezahür etti. Bu yüzden Takrir-i Sükun terör rejimi altında insanlara şapka giydirildi. Arapça-Farsça melez­leşmesidir diye Osmanlıca bir çırpıda yok sayıldı. Arap alfabesi Latin alfabesiyle değiştirildi. Bütün bunlar " inkılap " sayıldı.
Sayfa 27
Hep kendimizi sıkarak yaşıyoruz, demir kalıplar içindeyiz.
Sayfa 500
Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür.
Sayfa 469