Dipsiz kuyulara da düşsen, engin denizlerde de boğulsan bir tövbe yeter seni nura kavuşturmaya, samimi bir dua yeter aydınlığa çıkmana. Sen yeter ki sarıl o duana, inan Rabbine ve asla vazgeçme.
İftitah tekbirini getirmişsin. O an artık dünya yok ve sen uçurumun kenarındasın. Seccadeni usulca sermişsin. Seccadenden başka hiçbir yerin yok. Eşin yok, çocuğun, mesleğin, dükkânın, dünyalık hiçbir telaşın yok. Seccaden dışında hiçbir şeyin ehemmiyeti yok. Bir adım atsan düşeceksin. O an için yalnızca sen ve Rabbin varsın. Sadece sen ve Rabbin...
Fussilet suresinde şöyle söyler: "O Kur'an inananlar için bir hidayet ve şifadır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır, sanki onlara uzak bir yerden sesleniyorlar da anlamıyorlar."