"Ama sen istersen beni durdurabilirsin. Beni bir tek sen durdurabilirsin. Durdur beni Eylül, seni hayatıma almamam için durdur. Benim dünyam karanlık girme o karanlığa ve senden uzak durmama yardım et."
Bu kız güneş gibiydi. Güldüğünde nereden geldiği belli olmayan bir ısı çarpıyordu sanki Dağhan'ın yüzüne.Bu an da,o anlardan biriydi işte.Elif'in tebessümü ile tatlı bir meltem,bir bahar sıcaklığı Dağhan'a doğru esmişti.
Eğer onu görmek istiyorsa görecekti.Hem de istediği her an,istediği kadar.Kendi hırsıyla yarışmanın anlamı yoktu.Yapması gereken tek şey vardı.Eğer onu istiyorsa onu kendine verecekti.