Nur

"kendimi bir bitkiye benzetecek olsam, bu istisnasız kaktüs olurdu. Duruşunu seviyorum bir kere. Kendine has karakteriyle dayanıklı. sağlam; hiçbirşeyi umursamayan bir tavrı var. Haddini aşana dikenleri var, sınırını bilene fevkalade güzelliği. Bakana diken, Görmeyi bilene çiçek. "
Reklam
“Öyle bir çağdayız ki...” diyorsunuz kesin. “Kötü olunca el üstünde tutuluyor insan, iyi olunca ahmak yerine konuyor, dışlanıyor bile.” Bir yerde siz de haklısınız elbet. Toplum olarak kötüye mi sempati duyuyoruz, iyiyi mi sevmiyoruz anlaması biraz güç. Ama şu yadsınamaz bir gerçek: Herkes iyilik istiyor ama birçoğumuz iyi olmak için kılını kıpırdatmıyor.
Bu kadar yürekten çağırma beni Bir gece ansızın gelebilirim Beni bekliyorsan, uyumamışsan Sevinçten kapında ölebilirim Ümit Yaşar Oğuzcan
Hayatta bazı anlık ironiler vardır. Bunları fark etmemek tehlikeli olabilir. İnsanı aptal yerine koyarlar. Hayatın bizim planlarımıza uymak gibi bir mecburiyeti yoktur. Hayat; o an ne hissettiğinle alakahdır! Biz olayları mantıksal süzgeçten geçirir ve yaşama devam etmek isteriz ancak hayat senin mantığınla ilgilenmez. O sana değil sen ona uymak zorundasındır. Ancak bu uyumu sağlarken de şuna dikkat etmek gerekir: Dünya üzerinde yaşayıp dünyaya ait olmamak. Eğer buna engel olamazsa, insan mutsuz olur. Kısır bir döngü içerisinde kaybolur. Bu anlam karmaşası içerisinde mutsuz bir yaşam sürer. Çünkü onu mutlu edecek şeyler için ölmeye hazırdır daima, onu mutlu edecek şeylerin ölmesine değil. Egosuna yapışık yaşar.