Şeniz

Şeniz
Kara balık, kendini bul. Sorgularından kurtulacaksın…
Mühendis
İstanbul
Elazığ
72 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı

Şeniz

@Chuno
·
“Hayat bana ne yaşatırsa yaşatsın, karşıma ne kadar kötü insan çıkarsa çıksın, ne kadar canım acırsa acısın; üç şeyden asla vazgeçmeyeceğim: Kendim olmaktan, iyi olmaktan ve nefes aldığım her saniye için mutlu olmaya çalışmaktan” - Audrey Hepburn
Audrey Hepburn - Hiçbir Şey İmkansız Değildir İmkansızlığın İçinde Bile Bir İmkan Vardır
Audrey Hepburn - Hiçbir Şey İmkansız Değildir İmkansızlığın İçinde Bile Bir İmkan Vardır
Söz
Reklam
Bazı ortamlarda, taktığı maske yüzünden gülümsemeye çalışırken acı çeken insanlar görüyorum. Onlar için çok üzülüyorum.
Duygu ve Düşünce
Ama dönüşüm ne çarçabuk ne de kolaydır. Hatta görünür bile değildir: “Nasıl bir okyanus ani iniş göstermeden, peyderpey eğim alırsa, bu yöntemde de eğitim, disiplin ve uygulama kademeli olarak etki gösterecek, aniden nihai gerçeği kavramak mümkün olmayacaktır.” İşin sırrı, “mantıklı, tutarlı, açık ve faydalı “ davranışlar alışkanlığa dönüşene kadar yöntemde ısrar etmektir. Olmak, dönüşmektir. Yani aydınlanmayı arayan kişi “enerjik, kararlı ve azimli” olmalıdır. Buda’nın son sözleri, “Tüm başarılar geçicidir. Sürekli çabalayınız” olmuştur.
Sayfa 23
Bir de mutluluğun peşinden koşmanın bizzat ana mutsuzluk nedeni olduğu, yenilgiyi kendi içinde taşıdığı görüşü var. Kant bu görüşü şöyle ifade ediyor: “Eğitimli, kültürlü bir zihnin, kendisini yaşamdan zevk alma ve mutluluk hedefine ne kadar verirse gerçek memnuniyetten o kadar uzaklaştığını görüyoruz. Yani mutluluğun saçmalığı, onun tanımlanmasının imkansızlığında, belki erişilmezliğinde - ya da en iyi haliyle sadece ara sıra ve bilmeden erişilebilirliğinde- hatta belki doğrudan kovalandığında tam zıddına dönüşmesinde ama sıklıkla başka bir şeyin peşinden giderken beklenmedik bir yerde ortaya çıkışındaymış. İnsanı bundan daha fazla çileden çıkartacak bir muziplik yoktur herhalde.
Sayfa 10
“Özgün olmaya çalışarak özgün olmak mümkün değildir; sanat alanında buna kalkışanlar ancak avangard olacaklardır. Özgünlük, gelenekleri yıkıp yepyeni bir şey üretecek denli güçlü ve ezici bir itkinin ürünüdür. Yani tasarlamaktan çok kazara ortaya çıkar.Aynı şekilde bilgelik ve otorite hatta belki nüktedanlık ve aşk da sadece dolaylı yoldan erişime açıktır.”
Sayfa 10
Reklam