Şeniz

Şeniz
Kara balık, kendini bul. Sorgularından kurtulacaksın…
Mühendis
İstanbul
Elazığ
72 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Devir farklı insanlara alışma devri. Birtakım hasta ruhlu insanlara karşı, iyi yönleri olan insanlar da çoğalmalı ki dünya dengesini bulsun. Klişelere girmeyeceğim. İlla iyiler kazanacak diye bir şey yok. Kötüler her zaman iyileri acıtacaktır. Ama bu saklanmaya sebep değil. Bir kişiye bile dokunsanız yeter. İnsan hiçbir zaman nelere sebep olduğunu bilemez. Bazen birine söylediğiniz güler yüzlü bir günaydın, o kişinin tüm gününe etki edebilir. Domino taşı misali... Belki o da neşelenip bir diğerine "günaydın" der. Asla başlattığınız akım nerede duracak ya da nelere sebep olacak bilemezsiniz. İyisi mi siz kendinizi sakınmayın. Kendinizi saklamayın. Bırakın acısın, geçer. Geçince yine yola devam...
Sayfa 90
Reklam
Kötülüklerin hep ortalıkta ve hatta gözümüze sokulduğu, cezasız kalmadığı günümüzde, esas iyilikleri insanların gözüne sokmalıyız. Sahip olduğunuz her neyse serin ortaya. Kim, neyi, nereye çekerse çeksin. Bir avuç da olsa anlayan, empati kurabilen muhakkak olacaktır. Ne sevdiğiniz müzikten utanın, ne giydiğinizden, ne aksanınızdan. İnsanlık artık daracık çemberden çıkıp, farklı bir seviyeye geçmeli. Size verilen hediye her neyse saklamak hatadır. Başkaldırın. Akıntıyla akmak zorunda değilsiniz. Yeteneğiniz her neyse paylaşın. Büyük bir şey olmasına gerek yok. İyi bir dinleyici olabilir ya da insana moral veren konuşmalar yapan biri olabilirsiniz. Ya da hiç kullanılmamış renklerle resim yapan bir ressam... Hiç fark etmez. İçinizi dışınıza giyin artık.
Sayfa 89
Maalesef modern çağ öğretileri bizi çok fena şekilde kandırıyor. Dünya adil değil. Çabalarımızın karşılığı çoğu zaman bizim hayal ettiğimiz gibi olamıyor. Dünya, bize anlatıldığı gibi sistematik ve adil bir şekilde çalışmıyor, çalışmayacak da. Bu sadece toplumsal adaletsizliklerden ötürü böyle değil. En temelde insan varoluşu absürt. Biz belli bir şekilde istedik diye hayatın bize o şekilde cevap vermesini istemek, sadece kendimizi kandırmak. İster üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci olun, ister kariyerinde ilerlemeye çalışan bir profesyonel, ister iyi bir ebeveyn olmaya çabalayan bir insan, isterseniz de insanlara iyi davranan ve onlarla iyi geçinen biri. Bu çabalarınızın hiçbiri sizlere hayal ettiklerinizi garantilemez. Bu noktada varoluşçuluk bize çok net bir öneri getirir; bir adım geri atmak. Sonuçlarla meşgul olmak yerine elimizdekine bakmak. İnsanlar iyi davransın diye insanlara iyi davranmak değil, bana iyi geldiği için insanlarla belli bir şekilde ilişki kurmak. Üniversite sınavına çalışırken elimden geleni yapmak, ama gerisiyle meşgul etmemek kendimi. Gerisini ancak zamanı geldiğinde göreceksiniz.
Sayfa 160