Bitirdigimde alnindan opmek istedim kitabi, vedalastigin insani yanaktan oper gibi.
Cok duygu doluydu. Anlatici ana karakter, aile gecmisini merak ediyor ve eski bir kutuda buldugu fotograflarla birden o gecmiste ailesinin yaninda bulmaya basliyor kendisini. Yani zaman yolculugu yapiyor o fotograflar sayesinde. Ama oyle fantastik ucuk filmler gelmesin akliniza. Ruh halinde, kendi deyimiyle golge halinde, peslerinde dolasarak tum anlatilmayanlari ogreniyor, yasadiklari herseye taniklik ediyor gizlice. Okurken ben de onun yaninda dolasiyorum sanki. Onlar 2. dunya savaşı donemini yasiyor. Muhacirlige zorlaniyor ve o yolda turlu kotuluklere gozleri sahitlik ediyor, turlu sinavdan geciyorlar. Olanlara ben de tanik oluyormusum gibi cok uzuldum, agladim. Bunlar gercekten memleketimizde yasanmis acilarin canlandirmasiydi cunku. Ah İsmail cigerimi yakti. Onun masumiyeti, guzel kalbi. Ne İsmailler oldu oyle.
Buyukhanim, Zehra, Hacibey ile Setterhan'in yollari kavusana kadar neler oldu neler. Keske hepsiyle oturup konusabilseydim. Hani ben de tanik oldumya, beni de tanisalar istedim ana karakterin de istedigi gibi. Neyse, cok iclendim, uzuldum, uzuntuden agladim, sonra mutlu oldum, heyecanlandim ve sonunda da mutluluktan doldu gozlerim.
Özetle, ben çok sevdim, tavsiye ederim.