İşçi ne kadar çok servet üretse, üretiminin gücü ve kapsamı ne kadar artsa, kendisi de o kadar yoksullaşır. Ne kadar çok meta yaratırsa kendisi de bir meta olarak o kadar ucuzlar. Şeyler dünyasının artan değeriyle doğrudan doğruya orantılı olarak insanlar dünyası değersizleşir. Emek yalnız meta üretmez; kendini ve bir meta olarak işçiyi de üretir—
ve bunu meta ürettiği oranda gerçekleştirir.
“Kağıttanmış kederi kelimelerin,
boşluğun acısı cümleden ince,
ağacın kederi yapraklarından,
aşklar yerle bir oluyor gazelden önce
yağmurun kederi mırıldandığı şeyler
ahşap hanesine bir yetim düşünce
öleceği zaman hayvanlar gibi
saklanmak istiyor ya insan
saklanacak bir yeri olmalı
aşka, çocukluğa, anneye, şiire
ve eksik ölür insan”
Kadınları gerileten bariyerler, aynı zamanda küresel ekonomik kalkınmayı da geriletiyor. Yine de bakıcılıktan öğretmenliğe, çiftçilikten fabrika emekçiliğine kadar kadınlar işgücü piyasasında -aksi yöndeki iddialara rağmen- ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaya devam ediyor..