Kürt dediğin,babası dövülen çocuktur.İşte tam da bu yüzden,Kürt, bir kimlikten,kökenden ziyade,babadan oğula devredilen bir öfkedir.Efsaneye kilitlenmiş,her yıl mevsim döndüğünde,meşalelerle inmeleri beklenen efsane çocuklarının taşıyacağı ışıktır.Ancak o ışık muştalayacaktır tacın tahtın yanışını,yaşamın yeniden başladığını.
Kürt kadınlarının doğurganlığını “cahillik” ve “geleneksellik” ile açıklayanlar en büyük hatayı yaparlar.Çünkü bilmek gerekir ki, dünyada,savaşın yaşandığı tüm coğrafyalarda doğurganlık artmıştır.Bu,yok olma tehlikesi yaşayan toplumların güdüsel olarak verdiği bir reflekstir.