Uzun sözün kısası bizler, benliğimizi değiştirmek için harcadığımız çabaların toplamından ibaretiz. Kimlik denen şey müze vitrininde öylece duran seyirlik bir nesne değil, günlük yaşamın sürekli değişip şaşırtan çelişkilerinden oluşan birleşimdir.
Hayatın, dur duraksız bir şeyler satın alıp tüketip çöpe atmaktan, dur duraksız satın alınıp tüketilip çöpe atılmaktan oluşan baş döndürücü temposunu anlatıyor.