Moonshadow

Kanmayın siz onların dediklerine, arayın balınızı, kaçın onlardan da beğendiğiniz bahçenin gülünü seçin. Ama o da sizden balını esirgerse, o balı sunacak başka bir arı ararsa, ne yapalım? o zaman siz de bizlere dönersiniz, bükersiniz boynunuzu, o gülün seçtiği arıyı günüler durursunuz.
Sayfa 97 - YKY·Kitabı okudu
Kendi kendimle yaşamağa, kendimi düşünüp araştırmağa, gördüklerimden tiksinmeğe, tiksindiğim için de kendimi beğenip övünmeğe mahkûmum. Bundan ancak ölüm kurtarır beni... Siz beğenin kendinizi, benim sevgili okurum, beğenmediğinizi söyliyerek, beğenmediğinizi sanarak değil, bunları hiç düşünmeden beğenin kendinizi. Asıl alçakgönüllülük kendi kendimizi yargılamamaktadır. Ben ona eremiyeceğim, kendimi kötüliyerek, yererek, kendi kendimden tiksindiğimi söyliyerek, içimde yaralar açmağa, her yaraya bir yara daha katmağa çalışarak beğeneceğim kendimi. Yani kendimi beğenmeyi de kendime zehir edeceğim. Siz, kendinize zehir etmeden beğenin kendinizi.
Sayfa 92 - YKY·Kitabı okudu
Neden ışığa inanmıyoruz da yalnız karanlığa inanıyoruz? Sizi bilmem, sevgili okurum, siz belki gerçekten inanırsınız ışığa. Ben inanamıyorum bir türlü, gözlerim bir umutla parlasa bile parlaması ile sönmesi bir oluyor, içimi kemirip her sevincime ağusunu katan ifrit: "Alık!" diyor bana: "Nene senin umutlanmak, övünmek? Güzelmiş bu yazılar, bir değeri varmış, senin adını yerine ulaştıracakmış!.. Gülerim senin böyle aptalca kurduğun hülyalara!.. Bu yaşa geldin de anlıyamadın mı daha kendini? Hiçliğini, ne kadar çırpınsan bir şeye yaramıyacağını, bir şey yaratamıyacağını bir türlü anlıyamadın mı?" diyor.
Sayfa 89 - YKY·Kitabı okudu
Neden duyarız bu küçüklüğü? Neden başkalarını kendimizden üstün buluruz da onlar yüzünden kıvranırız? Bilemeyiz, göremeyiz, sezemeyiz biribirimizin içini de onun için. Boştur kendimizi anlatmamız, ortaya çırılçıplak uğrasak bile başkalarının gözündeki perde, yalnızlık perdesi koymaz bizi iyice görmelerine.
Sayfa 79 - YKY·Kitabı okudu
Samimilik demiyorlar mı, büyük bir söz ettiklerini, her işi ta kökünden çözümleyiverdiklerini sanıyorlar. Samimi olmak kolaymış gibi. Öyle ya, aklınıza geleni, daha doğrusu ağzınıza geleni söyleyi söyleyiverirsiniz, olur biter. İçinizden öyle doğmuş. Ya sizin içinizden saçmasapan şeyler doğuyorsa, karşınızdakinin onurunu kıracak sözler söylemek doğuyorsa, samimidir diye onları da mı beğenecek, onları da mı alkışlıyacağız?
Sayfa 47 - YKY·Kitabı okudu
Alıntı