Hayatımızın akışında önemli bir rol üstlenecek, yönümüzü değiştirecek seçimleri etkileyecek ya da belirleyecek insanlarla yollarımızın tesadüf eseri kesiştiğini düşünmek ne garip. Belki de tesadüf değildir. Karşımızdaki insanın, bilinçli ya da bilinçsiz, gitmek istediğimiz yöne bizi itekleyeceğini seziyor olabilir miyiz? Belki davete icap etme sebebimiz budur. Karşımızdaki insanın yürümek istediğimiz yoldan bizi döndüreceğini karşımıza engel çıkaracağını hissedince onu yeniden görme istediği duymuyor olabilir miyiz? Tek bir kişinin, sırf geçmişte ona danıştık diye kriz anlarında davranışlarımızı yönlendirebileceğini ve bunca önem taşıyabileceğini düşünmek garip.
Bazen çocukken kurduğumuz hayaller büyüdüğümüzde bile olmazlar; küçük gelirse mutlu oluruz, büyük gelirse üzülürüz. Bazen onları yeniden bulur ve aslında başından beri üzerimize tam oturduklarını fark eder, bir kenara kaldırdığımıza pişman oluruz.