“Bilgi çağı iddiasına rağmen, başta gençlik olmak üzere toplumun en çok bilme-bilgiden uzaklaştığı dönemi yaşamaktayız. Bilinç çarpıtılması, bilimin aşırı parçalı yapısı ve bilmenin aşırı formlara ayrılması var olanın anlaşılması, tıkanıklıkların aşılması ve alternatifinin açığa çıkarılmasını fazlasıyla önlemektedir. Gençlerin daha doğmadan onlar için hazırlanan ve planlanan bir yaşama gözlerini açması, anaokulu, ilk ve ortaokul, lise ve üniversite ve ardından iş ve aile sahibi olmaları dahi hesaplanmıştır. Artık verili toplumun başarılı bir üyesi olmak için iyi bir evlat, dürüst bir yurttaş olması, başarılı bir öğrenci ve iyi bir iş sahibi olması gerekmektedir. Çocukluktan başlayarak ona çizilen bu yolda sürekli çaba göstermesi gerekmektedir. Farklı arayışlar ayyaşlık, ahmaklık ve avarelik olarak tanımlanır ve toplumdan dışlanma sebebi sayılır. Bu koşullarda yetişen bir insandan özgür olmasını beklemek kadar yanıltıcı bir durum olamaz.”