Kendi iç mahkemesinde yargılanmaktansa başkalarının mahkemesinde yargılanmayı kabul ediyor gibiydi. İnsanın içinde kurduğu mahkemede hem suçlu kürsüsünde hem hâkim koltuğunda kendisi varsa boynuna ilmeği geçirip ayağının altındaki tabureyi itmesi daha kolaydı. Çünkü insanın en çok kendine merhameti yoktu.
“Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin…
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap…”
CAHİT SITKI TARANCI