Fizik ve Tıp ile ilgili kitaplar okuduğum bir dönemde ara kitap olarak okudum. Siz siz olun yaptığımı yapmayın çünkü sanrılar gören bir baş karakterimiz var. Pek keyif aldığım söylenemez ilerleyen zamanlarda tekrar okumayı düşünüyorum. Kitapta en çok hoşuma giden detay "Monsenyör" unvanıydı. Sevdiklerime monsenyör demeye başladım :))
Bilime ve öğrenmeye merak vermiş gençler olarak böyle kıymetli değerlerimizi tanımak, tanıttırmak boynumuzun borcu. Eserin Oğuz Atay'ın kaleminden olması ayrı bir şans. İstanbul Teknik Üniversitesi tartışmasız ülkemizin en değerli üniversitelerinden birisi. Özellikle İTÜ'deki arkadaşların okumasını ve okutturmasını diliyorum. "Deneyek bakak Mustafa"nın hikayesi ve düşünceleri beni derinden etkiledi. Oğuz Atay bazı noktalarda o kadar önemli tespitler yapmış ki, maalesef günümüzde geçerliliğini sürdürmekte. Edebiyatı sevmeyen bir insan olarak Mustafa İnan'ın dile ve şiire verdiği önemi okuyunca kendimi sorgulamaya başladım.
Büyük bir İstanbul aşığı olarak hissederek okudum. Betimlemeler o kadar kaliteli ki olayları adeta yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Son 3 sayfada yapılan İstanbul betimlemesini ıslak gözlerle, bir bebeğin annesine aşkla bakışı gibi bakarak okudum. Polisiye açısından çok kaliteli olduğunu söyleyemem lakin İstanbul tarihini o kadar güzel işlenmiş ki isterseniz de unutamazsınız.
Kendi kitabım gibi okuyacağım:) Oğuzhan Uğur'un keskin ve korkusuz dilini seviyorum aynı zamanda, yeri geldiğinde çok resmi yeri geldiğinde çok halktan yazdığı için, yazılarını da seviyorum.
Tek kelimeyle muhteşem bir eser. Kitabı okurken hiç alıntı yapmadım çünkü, kitabın kendisi baştan aşağı alıntı :) Filmleri izlemiş olsanız bile mutlaka okumanızı öneririm