Alışkanlıklar özgürlüğü kısıtlamaz. Alışkanlıklar özgürlük yaratır.
Sağlıklı alışkanlıklarınız olmazsa her zaman enerji sıkıntısı çekersiniz. İyi öğrenme alışkanlıklarınız olmazsa kendinizi her zaman eğrinin gerisinde hissedersiniz.
Her zaman basit görevler için karar almak durumundaysanız -ne zaman egzersiz yapmalıyım, yazmak için nereye gitmeliyim, faturaları ne zaman ödeyeceğim- özgürlüğe daha az zamanınız kalır.
Çoğu insan alışkanlıklarını değiştirme sürecine ‘ne’ elde etmek istediğine odaklanarak başlar. Bu bizi sonuca dayalı alışkanlıklara götürür. Alternatifi ise kimliğe dayalı alışkanlıklar inşa etmektir. Bu yaklaşımla işe ‘kim’ olmak istediğimize odaklanarak başlarız.
Sigaraya direnen iki kişi düşünün. Sigara ikram edildiğinde birinci kişi, “Hayır, teşekkürler, sigarayı bırakmaya çalışıyorum.” diyor. Kulağa mantıklı gibi geliyor ama aslında bu kişi hala başka bir şey olmaya çalışan bir tiryaki olduğunu düşünüyor. Aynı inançları taşırken davranışının değişmesini umuyor.
İkinci kişi ise teklifi, “Hayır, teşekkürler, ben sigara içmem.” diyerek geri çeviriyor. Arada küçük bir fark var ama bu beyan kimlikte bir değişimi ifade ediyor. Sigara içmek bu kişinin önceki hayatının bir parçasıydı, şimdikinin değil. Bu kişi kendini artık sigara içen biri olarak tanımlamıyor.
Hedef belirlemenin amacı oyunu kazanmaktır. Sistem inşa etmenin amacı ise oyunu oynamaya devam etmektir. İlerlemeyi belirleyecek olan, sürece/sisteme bağlılıktır.
Kötü bir alışkanlığı yenme görevi, içimizdeki meşeyi kökünden sökmek gibidir. İyi bir alışkanlığı inşa etme görevi ise, narin bir çiçeği günbegün büyütmekten farksızdır.