Ceyda

Ceyda
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Koku adlı kitabıyla tanınan Suskind, bu eserini monolog bir zemin üzerine kurmuş diyebilirim. Bir yandan anlatıcının kontrbasın pozitif kutbundan negatif kutbuna adım adım ilerleyişine eşlik ediyor, bir yandan da özel hayatına dair açtığı kapılarda ilerliyoruz. Özellikle anlatıcının kendi yaşamına ve psikolojisine dair yaptığı tespitler bana kitabı sevdiren yanların başında geldi. Sayfa sayısı itibariyle de bir çırpıda okunan kitap, içimde yeni biriyle tanışma hissi ve bir parça merak bırakarak son buldu. Keyifli okumalar, güzel yolculuklar.
1000Kitap
KontrbasPatrick Süskind · Can Yayınları · 20191,075 okunma
8/10
·80 syf.··
2020 9. kitabı
AH BARTLEBY! AH İNSANLIK! Bana sorarsanız kitabın başında Bartleby hakkında herkesin hemfikir olduğu belki de tek şey çoğu zaman yapmamayı bazen de sessizliği tercih etmesi olabilir. Sonuçta Bartleby'den varsayımların değil, tercihlerin adamı olarak bahsedilir. Fakat devam ettikçe sessizliğinin katibin yaşamının derinliklerinde nasıl usulca ilerlemiş olduğuna tanık oluyoruz. " Onun bedenine yardım edebilirdim; ama ona acı veren bedeni değildi; acı çeken ruhuydu ve ben onun ruhuna ulaşamazdım." Keyifli okumalar, güzel yolculuklar.
1000Kitap
Katip BartlebyHerman Melville · Kırmızı Kedi Yayınları · 201815,5bin okunma
6/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
Welton Akademisi yıllardır çizilmiş sınırları ve değişmez inançlarıyla ("Gelenek, Onur, Disiplin, Mükemmellik") Todd Anderson ve arkadaşları gibi daha nice öğrencisine üniversitesi sınavının kapılarını aralamayı hedefleyen bir okuldu. Ta ki edebiyat öğretmeni Bay Keating'in ( O captain! My captain! ) okula gelmesine kadar. Hayatlarına Bay Keating'in girmesi bu yedi gencin yaşamında derin izler bırakacaktı. Gençler kendilerini bir yandan edebiyat dünyasının araladığı kapılardan geçip geçmiş olayların izini sürerken, bir yandan da hayatın şimdiye kadar farkına dahi varmadıkları yönlerinin peşinde koşarken bulurlar. ( Burada kendimi sorgulatan ve beni en çok etkileyen noktalardan biri parçası olduğumuz toplumun içinde bireysel varlığımızı ne oranda muhafaza edebildiğimiz oldu. Bazen sadece bizim olanı dışa vuramamanın farkında olmadan omzumuza zaman nasıl bir yük bindirebileceği gerçeği... ) Dönüşümün içlerinde yarattığı heyecanla kendi yollarını çizmeyi amaçlarlar. Fakat kendilerine halihazırda çizilen yollardan gitmeyip yeni yollar açmanın Ölü Ozanlar için muhakkak bir bedeli olacaktir. O zaman bu ilk incelememi Lesley Gore'nin You Don't Own Me şarkısıyla bitirelim: So just let me be myself That's all I ask of you Keyifli okumalar, güzel yolculuklar.
Edebiyat
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma