Kitabı beğendim. Üç bölümden oluşan kitabın her bir bölümü, yaşananları üç farklı karakterin gözünden bize aktarıyor. Beni en çok etkileyen ise anlatım dillerinin karakterlere göre farklılık göstermesiydi. Üç farklı yazarın elimden çıkmış gibi. Görünürde üç ana karakter vardı. Ancak bana göre asıl karakter bu üç karakterin ruhuna nüfus etmiş Lazar adında bir yazardı. Üç karakterin de hayatına dokunmuş, ruhlarını etkilemiş, yerine göre gidişatı değiştirmiş bir yazar. Hatta üç karakterimiz her şeyi kendi gözlerinden , kendi bilgi, beceri, deneyim ve kültürel birikimlerinden bize aktarırken ; her şeyi en çok gören, bilen, Peter, Ilonka ve Judit üzerinde iktidar sahibi olan odur. Üçü arasında yaşananlara şahit olan, hepsini dinleyen, içinde hepsinden bir parça bulunan Lazar. Üç karakterin belki de tek ortak noktasıdır. Lazar’ın dilinden anlatılmış bir bölümün olmasını dilerdim. Çünkü onca bahse rağmen en esrarengiz olan karekterimiz. “Yaşamak” ile “Var olmak” arasındaki derin uçurumu en fazla gören kişi bana göre Lazar’dır.