Sabahattin Ali... O kadar naif, o kadar içten, o kadar güzel. eşine ve kızına nasıl değer verdiğini görebileceğimiz bir eser. Gerçekten çok güzeldi. Bu mektuplar öyle sıradan mektuplar değil. Edebi değeri yüksek olan mektuplardır. Yazdığı mektuplardaki incelik hassasiyeti kalbime dokundu. Sabahattin Ali, keşke daha yaşasaydın keşke. İlerde evlenip oğlum olursa adını Sabahattin Ali koyacağım söz veriyorum.. her kitabına ayrı ayrı hayran olduğum bir yazar kendisi. Her mektup sonunda hep uzun uzun mektuplar bekliyorum diyordu. Şimdi anladım neden olduğunu. İç dünyası muazzam. sevginin gerçek kanıtları.. İyi ki varsın Sabahattin Ali.
Almanya Drestende yaptığım gezide oldukça karşıma çıkan bir adam.Martin Luther. Rahip ve keşiş kendisi.
Büyük reformcu Kendisi Reformasyon ile Almanya’yı değiştirdi.
Derin anlamlar içeren bir kitap. Bence ağır kitap. Hızlıca okudum hiç tekrar tekrar bakmadan :) Tefekkür etmeyi sanki yönlendiriyor kitap .
Yazar bilincini tezlerle şekillendirmiştir.
Keşke bitmesin diye son sayfaları tekrar tekrar hatta başa dönüp tekrar tekrar okuduğum bir kitap oldu gerçekten bir başyapıt.
Her zaman güncel kalacak bir roman. Aylak Adam olmak kolay değildir.meziyet ister.
"Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu. Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?"
"Bir yerleri olmadı kötüydü. Sonra insan kendinin değil , o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı."
Kendi zihnimden çıkıp Yusuf Atılgan’ın zihnindeymiş gibi hissediyorsun. Romanda anlatılmış huzursuz edici olaylarda bile yazarın ruhsal duygusunu hissedebiliyorsun. Yusuf Atılgan, Aylak Adam’da “C.” isimli (belki de isimsiz) karakterin yaşamından kesit sunuyor bizlere.Kitapda Güler’e o kadar uzun şans vermesi bazen sıkıyor ama akıcı sayesinde gidiyor.
Kitapda bahsi geçen aylaklık basit işgörmezlik değil. yeniden hayata tutunmadır.Farkında olmasak da bizlerinde yalnız olduğunu belirtiyor.Buna isim olarak Üç oda 1 mutfak sendromu olarak nitelendiriyor.Canınız her istediğinde raftan alıp okuyabileceğiniz çok etkileyici bir kitaptı.
ömrümce unutamayacağım Her kitaplıkta bulunması gereken nadide eserlerden biri.Türkiye de psikoloji ve edebiyat ikileminin bir arada bulunduğu ender kitaplardan biridir.Bir derdi olan ve o acıyı ifadelerle hissettiren yazarlara bayılıyorum. Oğuz atay belki de onların başında gelir.İnanılmaz farklı bir ruhu var .İlk okuduğumda bir şey anlamamıştım. Gerçek anlamda anlatılması ve anlaşılması zor bir eserdi.İkinci kez okuduğumda edebiyat zevkimi değiştiren, gerçekleri gözlerimin önüne seren, doğal sıradan olan hayat tarzına bir nevi başkaldırı niteliğinde olan bir yapıt.Bu kitabın özel olduğunu düşünüyorum.Herkesin okuması lazım.İnsanların kendi iç dünyasında yaşadıklarını çok iyi anlatan harika bir eser.
kitabı beğenmeyenlere tavsiye 1 hafta sonra tekrar okusun fikirleri değişmediyse hiç beğenmemişsiniz demektir.
çok akıcı ve okuyanın bazı konuları tekrar düşünmeye sevk ediyor.
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279bin okunma