“Aaa bitti mi?” şaşkınlığıyla sona eren, şimdi ben ne okudum dedirten,değişik bir kitap. Oldukça kısa bir eser. 71 sayfa.
Kahramanımız bir senaryo yazarı. Ailesiyle dağ başında bir ev kiralıyorlar ve olayın büyük bir bölümü bu evde geçiyor. Kahramanın eşiyle evliliklerinde problemleri var. Biraz kendilerini anlatıyor, arada da yazdığı senaryodan bölümler serpiştirilmiş. Odaklanıp olayı takip etmesi zor bir kitap. Sonunda da olağanüstü şeyler oluyor zaten.
Tam hikaye oturdu oturacak derken kitap bitiyor. Hatta anlatıcının cümlesi bile yarım kalmış, o kadar hızlı bir bitiş ve son!
Korkuya yakın, oldukça gerilimli bir hikaye.
Ama bir yandan da yazarın metaformsal bir anlatımla, insanın bitip tükenmeyen çıkmazları içinde kaybolmasına bir gönderme olabilir mi acaba? , diye düşündüm açıkçası. Eşiyle var olan problemleri için somut gerekçelerle bu yerde karşılaşması, dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmesi… Sanki yazar, üstü kapalı, farklı bir şeyler anlatmaya çalışmış gibi geldi bana. Belki de benimki çok zorlama bir yorum oldu! Keyifli okumalar…