Kerbelâ Cinayetine Katılan İhtiyarın Başına Gelenler:
Ebür-Rebi b. Seb, Hz. Hüseyin'in menâkıbımı anlatırken Yakub b. Süfyanin şöyle söylediğini nakleder ;
"Çiftliğimde idim. Cemâatla yatsı namazımı kıldıktan sonra odada oturduk.
Hüseyin b. Ali bahis konusu edildi. Orada bulunan adamlardan birisi 'Hüseyin'in üzerine yürüyen ve onun şehid edilmesine yardım edenlerden olup da ölmeden önce bir azap ve felâkete uğramayan bir kimse yoktur! dedi.
Odada bulunan çok yaşlı bir adam 'Ben de onun hädisesinde bulunanlardanım.
Fakat şu saatime kadar bu yüzden, hoşlanmadığım hiçbir şeye uğramamışımdır!' dedi.
Yanmakta olan kandil o sırada sönüverdi. İhtiyar, onu yakmak için kalktı. Ateş, birden parlayıp ihtiyarın elbisesini tutuşturdu. İhtiyar, canını kurtarmak için Fırat Irmağı'na daldı. Fakat ateş onu orada da yakaladı. Ölünceye kadar onun yakasını bırakmadı!"
Bu ihtiyar hakkında, "Ateşte yanma azabı ile suda boğulma azabı birlești!" denilmiştir.