..

..
@Dcba
210 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Gökyüzü öylesine bakmak için değil. Gökyüzü, ona hayran olmamız için.
Reklam
Rüzgar içimde ıslık çalıyor. Çıplağım. Hiçbir şeyin, hiç kimsenin efendisi değilim, kendi inançlarımın bile. Rüzgâra karşı duran, rüzgârın çarptığı şu yüzüm ben yalnızca; yüzüme çarpan rüzgâr da benim.
Sayfa 290 - Can Sanat Yayınları - 5. basım: Şubat 2017, İstanbul
Başkalarının düşüncelerini pür dikkat dinlerim, fakat şu yaşıma kadar kendi düşüncelerimden başka bir şeyi takip etmedim.
Kendimizle ilgili bilgileri başkalarından öğreniyoruz. Gita, Upanişadlar, Kuran, İncil, Freud. Aracılığıyla elde etmiş oluyoruz bilgiyi, onlar insana ne olduğunu söylüyor. Bu da kendimiz hakkındaki bilgiye başkaları aracılığıyla ulaşmakda bilgi. Peki bilgiyi topladığımızda, kim olduğumuzu ve nasıl düşünmemiz gerektiğini, başkalarından öğrendiğimizde bu bilgi mi? Yoksa cehalet mi? Bize kendimiz hakkında ne düşünmemiz gerektiğini söylemeleri için uzmanlara bağımlı olmak, kendinize felsefecilerin gözünden, gururunun gözünden veya dünyanın her tarafındaki liderlerden herhangi birinin gözünden bakmak cehalet değil mi? Bir yandan doğayla ilgili, maddeyle, bilimle ve benzeri konularla ilgili bilgi birikimimizi artırırken bir yandan da muhtemelen hayattaki en önemli şeyi, kendi zihnimizin yapısı ve doğasını tamamen göz ardı ediyoruz. Bu elbette cahilliktir. Ne kadar zeki olursanız olun, tüm güncel olaylarla ilgili ne kadar bilgi sahibi olursanız olun, teknolojik olarak ne kadar yetkin olursanız olun, derinizin altında olup biteni tamamen göz ardı etmeniz bütünsel cehaletin bir türüdür. Yani bir elinizde olağanüstü bilgi, diğer elinizde ise mutlak cehalet var.
Eğitim
"Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez"
Sayfa 38 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam