“ ‘Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü’ demişti Cemal Süreya. Benim babam iki kez öldü. Bir yokluğunda, eskiden; bir de şimdi, seneler sonra tam birbirimize yakınlaşmaya başlamışken, aniden… Ve haklıymış şair. KÖR OLDUM.”
“Amerika’da Buffalo Üniversitesi ‘nde gerçekleştirilen ilginç bir araştırmanın sonucu; Roman okurları genelde EMPATİ DUYGUSU
gelişmiş insanlar. Buna karşılık hayatlarında roman okumayanlarda empati gelişmiyor.”
“EMPATİ, yani kendini bir başkasının yerine koyabilme yetisi. Empati, yani KİBİRDEN UZAK DURABİLME GAYRETİ. Sürekli kendini haklı, etrafı haksız; kendini güzel, alemi çirkin ZANNETMEME BECERİSİ. Empati ki KATİLLERDE, ZALİMLERDE, DİKTATÖRLERDE, ŞİDDETE MEYYAL VE KENDİNE MEFTUN İNSANLARDA AZ RASTLANAN ÖZELLİK.”
“Mevsim, barış ve uzlaşma mevsimi. Öyleyse şimdi, her zamankinden daha fazla ROMAN OKUMALI: kitapların üzerindeki kilitleri kaldırma zamanı.”
“ Nietzsche, ‘ Aşkın eksikliği değil, dostluğun eksikliğidir evliliklerin aksamasına sebep’ demişti bir zamanlar…
Çiftler arasında aşk var, malumu ilam, peki ama yeterince dostluk var mı?”