Ertesi sabah dünya artık aynı dünya değildi.... Bütün yanlışları ve noksanlarıyla da olsa dünya, bizim dünyamızdı. Uzaylılar bize karışmasındı. Biz onu daha yaşanılası, daha güzel bir yer haline getirebiliriz gene de, yeter ki, uzaylılar içişlerimize karışmasınlar!
Korkunun çeşitleri vardır: Karanlık ve bilinmez bir yere, sizin ilk kez girerken duyduğunuz korku ile, karanlıkta uyurken,savunmasızken, bilinmeyen bir yabancı gücün, evinize adım atması karşısında duyulan korku aynı değildir. Bu kez korku, sizin göze aldığınız bir serüvenin korkusu değil, gafil avlandığınız bir anın korkusudur, ve işte bu seferki tam da öyleydi
Okudukça burdan alıntı paylaştığım fakat ilerledikçe alıntılarımın sonu olmayacağını anlayınca pes ettiğim, paragraf paragraf her bir cümlesine aşık olduğum bir kitap oldu. İşin aslı Judith ile tanıştım yazarla. Okurken ben yaşadım , ben isyan ettim, ben merak ettim ve kendi kendime aradığım cevapları buldum sanki. Tek kişilik bir düello gibi. Son 3 sayfayı ağlamaktan okuyamadım. Bir kez daha anladım ki bazı şeyler kelimelere dökülmeden de cevaplarını buluyor ve bu kadar etkileyici izler bırakıyor okur da.