Simone

Cidden aptal oldukları için koyunları nasıl aşağıladığımı hatırlıyorum. Onları sürekli yerken görüyordum. Sürekli yiyorlar başka hiçbir şey yapmıyor gibiydiler. Köpeklerin tüm bu yün kırpıntılarından daha akıllı olduklarını düşünürdüm. Onları kovalar ve koşturduklarını gördüğümde de gülerdim, saçma sapan durumlarda nasıl tepki verdiklerini izlerdim. Pirzola olmayı kesinlikle hak ettiklerini ya da yün makinelerinin onlar için en iyi şey olduğunu düşünürdüm. Gerçekte koyunların neyi temsil ettiğini nihayet anladığımda yıllar geçmiş ve bu geçen zaman uzun ve yavaş bir süreç olarak hafızamda kalmıştı. Onlar aptallıklarından böyle değillerdi; bizim gücümüz, açgözlülüğümüz ve egolarımız yüzünden böylelerdi.
Sayfa 197 - Koridor Yayıncılık
Yalnızlık kaderin değil, ördüğün bir duvardı. Çünkü yaralarını görmelerinden çekindin.
Şöyle bir e-kitap arşivi çıktı karşıma. Eline sağlık arkadaşın devasa bir arşiv olmuş. Buyrunuz; sercanguneysu.com/tum-zamanlarin-...
"kalbin alev alev yanarken ruhun üşümesi nedir, bilir misin?" diyor..
-birinin ölümüne Frank'in gözünden bakmak-
Bir ölüm daima heyecan vericidir, size daima canlı olduğunuzu hissettirir. Ne kadar savunmasız ve ne kadar şanslı olduğunuzu da... Ancak size yakın birinin ölümü, başka bir zaman olsa asla affedilmeyecek küçük delilikler yapmanız için iyi birer bahanedir.Gerçekten kötü davranıp yine de herkesin sempatisini kazanmak ne kadar büyük bir keyif!
Sayfa 54 - Koridor Yayıncılık