İnsan bazen ne hissettiğini bile bilmez; sadece bir boşlukla yaşar. Bu boşluğun adı konulmaz, rengi yoktur ama varlığı ağırdır. Psikoloji tam da burada devreye girer insanın görünmeyen yanlarını anlamak için, içsel bir aynadır aslında. Her davranışın arkasında gizli bir neden, her sessizliğin ardında duyulmamış bir çığlık vardır. Ve insan, kendi zihnine döndüğünde anlar ki; en büyük savaş dışarıda değil, içeridedir. Kendiyle barışamayan, kimseyle gerçek anlamda huzur kuramaz. Bu yüzden psikoloji, sadece bir bilim değil; ruhun kendiyle yüzleşme cesaretidir.