Öncelikle iki seneyi aşkın bir süredir bu romanın çıkmasını bekliyorduk. Düşerkeni okuduktan sonra Tarık abinin bunun bir tık üstüne çıkabileceğini tahmin ediyordum. Daha önce insanı bir cümlesinde kaybeden yazar bu sefer romanın genelinde yapmış. Karakter tahlilleri bana biraz fazla geldi. Karakter demişken yazar ortaya öyle bir karakter çıkartıyor ki bu karakteri çok çabuk benimseyebiliyor ve roman bittikten sonra karakterle oturup konuşabiliyorsunuz. Yine de bir çırpıda bitiremediğim, okurken yarım bırakıp üzerine uzun uzun düşündüğüm bir kitaptı. Yazarın geçmişte yaşanmış gerçek olaylara da atıfta bulunması hoşuma giden diğer bir husus. Ayrıca çok özlediğim Jülideyi karşımda görmek gerçekten çok güzeldi.
Kalemine sağlık diyelim