BAZEN,takılıyor mu ansızın boğazınıza sebepsiz yumru.Gözleriniz,sanki geçmişinizi temizlemek istercesine boşalmak üzere olan hırçın bir bulut gibi doluyor mu. Beyninize ne olduğu belirsiz düşünceler üşüşüyor mu, sarıyor mu bedeninizi anlamsız duygular. Sizde oluyor mu bilemiyorum ama bende oluyor, belki de içime attığımdan hayatın her sillesini, belkide yaşadığım herşeyi kendime haksızlık edercesine hakettiğimi düşündüğümden.
Ruhunuz bedeninize dar gelince, soğuk kendinize getiriyor mu sizi de, o yüzden en sevdiğiniz mevsim kış olabilir mi benimki gibi.
Aslında böyle düşününce iki tip insan olduğunu düşünüyorum, biri yaz,sıcak ve güneşi sevenler,ruhundaki iyiliği, fikirlerini özgürce dışarı yansıtmak isteyenler güneş ışığı gibi. Bir de kışı,soğuğu sevenler , üşüdükçe sadece anı yaşayıp geçmişi unutanlar ve binlerce fikir arasında boğulanlar boğulanlar, birden bire ansızın boğulanlar...
-Irmak D.-
Belkide huzur yağmurdaydı, ama en çok güneşe şiir yazıldı.Güneşe bakıldı gözler kararana kadar.Bilir mi acaba bazıları yağmura bakarken kirpiklerin arasından suyun sızışını hissetmeyi.
Dertler bitmedi, bitmezde. Bizde de ne büyük yürek varmış her an geçmişi hatırlayacak,belkide hatirlamayanlardaydi yürek ,kim bilir.
Buna sonsuz inaniyorum.Hem rabbim dememiş midir "size kaldıramayacağınızdan fazla yük vermem " diye. Bu yüzden güçlü insanların bir çoğu acı çekmek zorunda kalıyor. Belki de acı çektikçe gücünün farkına varıyorlar. Bu da bir olasılık.