İnsan bilmediği şeylerden korkardı. Bildiklerini de yönetmek isterdi. Öğretmeni ona öyle öğretmişti: "Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Görmek istediğimiz şeyleri görürüz. Herkesin baktığı yerden bakma olaylara. Bakış açını değiştir ve odaklan. Soru sor, kuşku duy. İnsan denilen varlığın korkuları, hırsları, hayalleri vardır. Bugün doğru olan yarın yanlışa dönüşebilir. Mutlak doğru yoktur. Kendini başkasının yerine koymayı unutma."
İnsanın tercihlerinin kendi kaderi olduğunu düşündüm hep. Küçük tesadüfler, minik yol ayrımları ve isteklerimiz bizim kaderimiz oluyor. Bir de içimizde bir türlü doyurmaya gücümüzün yetmediği o ego denilen canavar. O canavarı besledikçe o daha fazlasını istiyor bizden. Biz verdikçe o daha fazlasını, daha fazlasını istiyor. O büyüdükçe, bizim hayatlarımız, mutluluğumuz, insanlığımız küçülüyor farkına varmıyoruz.