Hz Osman'a göre namazı vaktinde kılınana dokuz ödül vardı: "Allah'ın sevgisi, sağlıklı bir beden, meleklerin koruması, bereketli bir ev, dindar insan siması, yumuşak bir kalp, sırat köprüsünden şimşek hızı ile geçiş, ahiret korkusu ve üzüntüsünden uzak olma, cehennemden kurtuluş."
Allah'ın dinini ancak dalkavukluk etmeyen, kuruntularının peşine düşmeyen, gayreti eksiltmeyen, taraftarların desteklemek için doğruyu saklamayan kişiler yaşatabilirdi.
Hz Ömer'e göre bir insan oruç tutmasına, namaz kılmasına değil; konuştuğunda sözünün doğruluğuna, emanet edildiğinde ona riayetine, eliyle ve diliyle kimse zarar vermeyișine bakmak lazımdı.
Örgüden hoşlanmıyor Ebu Bekir; kendisini övenleri duyduğu zaman şöyle yalvarıyor Rabbine: "Allah'ım! Beni benden iyi bilirsin ben de kendimi onlardan iyi tanırım beni onların zannettikleri gibi hayırlı bir kul yap!"