Derdâ

Derdâ
@Derdaa
Öğrenci
İstanbul
174 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Hastalık hiç kuşkusuz ki insanı gerek bedensel, gerek ruhsal olarak kırılgan kılar ve her iki kırılganlık da, nezaket ve anlayış göstermeyen, acı ve kaygıya yönelik kabulleniş taşımayan ve saygılı olmayan davranışlarla ilişkilidir; acıyı hafifletmek için bazen bir tebessüm bile yeterlidir.
Arkadaşlıkta diyalog, sessizlikler ve sözcükler üzerinden kurulan diyalog vardır ve arkadaşlık, birbirine dost olan kişilerin arasında gizli saklı akan karstik akıntılar gibidir: Arkadaşlar ister yakın ister uzak olsun, ister mevcut ister namevcut olsun, ne zaman olursa olsun, çanlar çaldığında birbirlerini dinleyebileceklerini, birbirleriyle konuşabileceklerini, her mesafeyi ve görünürdeki kayıtsızlığı aşabileceklerini bilir.
Umut, elbette ki kırılgandır, hayatın acılı olayları karşısında kolaylıkla paramparça olur, onu tanımak ve korumaya çalışmak gereklidir çünkü umut, sahip olduğu alışkanlık sayesinde, insanların ve şeylerin dünyasıyla sürekli ilişkide olmamızı sağlar.
''Hemen hiçbir zaman şimdiki zamanı düşünmeyiz, ola ki düşünürsek de bunu daima geleceğe hazırlanmamızı sağlayacak ışığı edinmek için yaparız. Geçmiş ve gelecek araçtır, sadece gelecek amacımızdır. Bu nedenle de bizler hiçbir zaman yaşamayız, yaşamayı umarız ve kendimizi mutlu olmaya hazırladığımızdan, kaçınılmaz olarak hiçbir zaman mutlu olmayız.''
Hüzün, sadece, onu kendi ruhunun uçurumlarında yaşayanların derinlemesine bildiği bir hayat deneyimidir, insanı kırılgan ve savunmasız kılar: Bizleri kendimizin ve başkalarının belirgin umutlarına daldırır, bizlere amansızca acı çektirir. Gözyaşlarıyla yıkanmamış gözlerin göremediği hüzün ruhumuzda yaşarken, güven duygumuz sarsılır, alışıldık dayanak noktalarımızın arayışına boş yere çıkarız zira parçalanmış haldedirler.